SEHIR HAYATI 4 sene önce

YAŞAMA DAİR

Haftasonuyla başladığımız kasım ayını daha da güzelleştirmek için blogumuzdan yararlanabilirsiniz ! Modaya dair her şeyin olduğu blogumuzda güncel konulardan da sizi haberdar etmek için buradayız ! Çayınızı-kahvenizi alın ve önce blogumuzu okumaya başlayın…

Bu hafta vizyona özellikle tutkunlarını çok heyecanlandıran 2 film girdi. 1 Kasım’da vizyona giren Thor : Karanlık Dünya, Marvel çizgi romanlarını takip edenler için mükemmel bir seçenek olacaktır. Thor karakterini canlandıran Chris Hemsworth ve oyunculuğu ile kendine hayran bırakan Natalie Portman’ın başrol olduğu filmin konusu şöyle :

Tanrıların dünyanın ötesindeki mücadelesi devam ediyor. İlk filmde babası tarafından güçleri elinden alınarak dünyaya sürgün edilen Thor, kendisini yenilmez yapan çekicini yeniden kullanmaya ve kendi hükümdarlığı olan Asgard’a geri dönmeye hak kazanmıştı. Ölümsüz Thor, Buz Devleriyle işbirliği yapan ve hükümdarlığı ele geçirmeye çalışan kardeşi Loki’den sonra şimdi de antik Dark Elves güçleriyle çarpışacak. Kudretli Malekith tarafından yönetilen bu güçler evreni tekrar karanlığa gömmeye çalışacak.Dünyayı ve 9 Diyarlar’ı, Odin ve Asgard’ın bile karşı koyamadığı bir düşmandan kurtarmaya çalışan Thor bu yolculukta, dünyalı Jane Foster ile yeniden biraraya gelecek ama dünyalı dostları kurtarması için hayatındaki bazı şeyleri de feda etmesi gerekecek.
Televizyonda Mad Men, Game of Thrones, Boardwalk Empire gibi dizilerin yönetmeni olarak tanıdığımız Alan Taylor’ın yönetmenliğini üstlendiği devam filminde Thor olarak yine Chris Hemsworth’u seyrederken, kendisine ilk filmden yine Anthony Hopkins, Natalie Portman, Tom Hiddleston, Idris Elba ve Stellan Skarsgard eşlik ediyor.

Thor-Karanlık-Dünya1

Diğer bir film ise en çok sevilen Türk dizilerinden biri olan Behzat Ç.’nin Ankara Yanıyor filmi. Gerek oyunculukları gerek senaryosuyla oldukça beğenilen dizinin bu filmi de eminim hayranları tarafından iple çekiliyordur. Peki vizyona aktarıan bu filmin konusu ne ?

Behzat Ç.’nin gidişinin ardından büroya yeni bir başkomiser atanır. Himmet adlı komiser büyük bir cinayeti lehine çevirir ve İçişleri Bakanı’nın suikasti nedeniyle ekibini terörle mücadele komisyonunuyla çalışmaya yönlendirir. Bu sırada cinayet masasının üzerinde çalıştığı iki dava vardır, ancak Himmet ekibinin bu cinayetler yerine Bakan’ın davasına odaklanmasını emreder. Tahsin ise önceliğini bu cinayetlerden yana kullanır ve Behzat Ç.’yi geçici göreve çağırmaya karar verir. Ne var ki Behzat Ç.’nin göreve geri dönme konusunda tereddütleri vardır.
Filmin yönetmen koltuğunda Serdar Akar bulunurken kadroda yer alacağı duyurulan oyuncular arasında Erdal Beşikçioğlu, Fatih Artman, İnanç Konukçu ve Nejat İşler gibi isimler yer alıyor.

behzat ç ankara yanıyor afiş

 

“Ben televizyona, perdeye bakarak değil de kitabımla geçirmek istiyorum boş zamanımı.” diyenlerdenseniz yeniçıkan bu kitaplara göz atmanızı tavsiye ederiz.

2000 yılında çıkardığı ilk kitabıyla 13 yıldır yazarlık kariyerine devam eden Rodos’lu Türk yazar Hakan Günday’ın “Daha” isimli kitabını tanıtım bülteninden aldığımız anektoddan dinleyin :

Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta.

“Doğu ile Batı arasındaki fark, Türkiye’dir. Hangisinden hangisini çıkarınca geriye Türkiye kalır, bilmiyorum ama aralarındaki mesafe Türkiye kadar, ondan eminim. Ve biz orada yaşıyorduk. Her gün politikacıların televizyonlara çıkıp jeopolitik öneminden söz ettiği bir ülkede. Önceleri çözemezdim ne anlama geldiğini. Meğer jeopolitik önem, içi kapkaranlık ve farları fal taşı gibi otobüslerin, sırf yol üstünde diye, gecenin ortasında mola verdiği kırık dökük bir binanın ada ve parsel numaralarıyla yapılan çıkar hesapları demekmiş. 1.565 km uzunluğunda koca bir Boğaz Köprüsü anlamına geliyormuş. Ülkede yaşayanların boğazlarının içinden geçen dev bir köprü. Çıplak ayağı Doğu’da, ayakkabılı olanı Batı’da ve üzerinden yasadışı ne varsa geçip giden, yaşlı bir köprü. Kursağımızdan geçiyordu hepsi. Özellikle de, kaçak denilen insanlar… Elimizden geleni yapıyorduk… Boğazımıza takılmasınlar diye. Yutkunup gönderiyorduk hepsini. Nereye gideceklerse oraya… Sınırdan sınıra ticaret… Duvardan duvara…”

442744

 

Yazdan kalma son günlerin tadını çıkarmak aynı zamanda tarihimizi görmek ve ögrenmek istiyoruz derseniz size önereceğimiz kitap : Doğan Kuban’dan “Osmanlı’nın İstanbul’u”…

440484
İstanbul’daki Osmanlı mimari mirasını adım adım keşfetmek isteyenler için rehber kitap
Dünyaca ünlü mimarlık tarihçimiz Doğan Kuban, Fetih’ten Cumhuriyet’e kadar geçen süreçte Osmanlı’nın son başkenti İstanbul’da yapılan camilerden saraylara, hamamlardan çeşmelere, farklı tipoloji ve ölçekteki 112 eser üzerinden Osmanlı mimari mirasını bu rehber kitapta okuyucuya sunuyor.
Osmanlı’nın İstanbul’u ile Prof. Doğan Kuban, okuyucuları, İstanbul’daki bir yandan gurur veren fakat öte yandan varlığı her geçen gün kent dokusu içinde kaybolan Osmanlı mimari mirasını, tanımaya ve anlamaya, keşfetmeye davet ediyor.
Doğan Kuban, Mimar Sinan’dan Dalgıç Ahmed Ağa’ya, Balyanlar’dan Raimondo D’Aronco’ya, Osmanlı’nın büyük ustalarının imzalarını taşıyan saray, külliye, cami, hamam, köprü, yalı, çeşme gibi farklı işleve ve ölçeğe sahip 112 yapı üzerinden dönemin mimarisini anlatıyor. Osmanlı’nın, İstanbul’un silüetine, kültürel ve sosyal yaşamına bıraktığı kalıcı izler, Kuban’ın kaleme aldığı mimari, estetik, tarihi vb. değerlendirmeleri içeren kısa, öz ama doyurucu metinlere eşlik eden özgün fotoğraf ve çizimlerle zenginleştirilmiş, cebinizde bile taşıyabileceğiniz bu rehberin eşliğinde adım adım keşfedilmeyi bekliyor.

Dergi okumayı sevenlerdenseniz sizin de bildiğiniz gibi Kasım Ayı dergileri sizleri raflarda bekliyor!

İlgili Başka Konular

Valentino